Gıda takviye pazarına nur yağıyor!

Gıda takviye pazarına nur yağıyor!
05.03.2021
153
A+
A-

Koronavirüs, bağışıklık sistemine iade-i itibarda bulundu. Günlük koşuşturmacada sağlığını geri plana atan kent insanı, salgınla birlikte paniğe kapılarak açığı kapatmaya çalışıyor. İşte o telaş gıda takviyeleri pazarına nur yağdırdı. Herkes sıkı bir immunizm fanatiği haline gelince, Türkiye’de pazarın 2020 büyüklüğü 210 milyon doları buldu.

DETAY HABER / BAYERNSES

KORONAVİRÜS salgını, birçoklarına göre bir çağ kırılımı. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, etkisi on yıllar boyu sürecek olan bu başlangıç; sadece toplumsal değil, bireysel olarak da “kapat-aç” tuşu diye nitelendiriliyor. Başka bir deyişle geleceği şekillendiren bu salgın aynı zamanda bir resetleme uygulaması olarak kabul ediliyor. İşte o “başa dönüş”lerden biri de sağlıkta yaşanıyor.

Dijitalleşme sağlığı teknolojik anlamda ne kadar ileri taşıyacaksa, salgın da felsefi anlamda o kadar başa döndürecek. Yani insanın önceliği kendi sistemini korumak olacak artık. Şu son 1 yıldır dilimizden düşmeyen bağışıklık sistemini, tıptaki adıyla immun sistemi güçlendirmek her sosyo-ekonomik grubun öncelikli hedefi olarak öne çıkıyor. Virüsle birlikte “Ben kendime ne yapmışım?” diyen insanoğlu, sıkı bir immunizm taraftarına dönüştü. “Kalan sağlar”dan olmak için bağışıklık sisteminin istekleri ön plana çıktı.

Koruyucu sağlık hizmetlerine olan talep, her geçen gün katlanarak büyüyor. Pandemiyle birlikte adeta patlama yapan gıda takviye pazarı, yeniden keşfediliyor ve parasal anlamda dev rakamlara koşuyor. Bu akım sağlık endüstrisinde koruyucu sağlık çözümlerinin yıldızını parlattı. Aslında Amerika gibi ülkeler koruyucu sağlık meselesine son 10 yıldır ciddi anlamda yatırım yapıyorlar. Salgın, bu alanda ivme yaşanmasını tetikledi.

Günlük koşuşturmacada sağlığını geri plana atan kent insanı, salgınla birlikte paniğe kapılarak açığı kapatmaya çalışıyor. Koronavirüs salgını, birçoklarına göre bir çağ kırılımı olarak nitelendiriliyor. Dijitalleşme sağlığı teknolojik anlamda ne kadar ileri taşıyacaksa, salgın da felsefi anlamda o kadar başa döndürecek. Yani insanın önceliği kendi sistemini korumak olacak artık.

ÜLKELERİN REALİTELERİ DEĞİŞİYOR
Ülkelerin sağlıktaki politikalarına bütçe odaklı baktığımızda iki yaklaşım görüyoruz: Parayı hastalanmadan önce harcayanlar ve hastalandıktan sonra harcayanlar. Birinci gruptakiler sağlık masraflarının hastalık ortaya çıkmadan önce daha düşük olduğunu kabul ediyor. Türkiye gibi ikinci gruptakiler ise vatandaşlarına hastalandıktan sonra sağlık hizmetleri ulaştırmaya odaklı bir sosyal politika benimsiyor. Ancak son yıllarda tüm dünyada kamu, binayı yıkıldıktan sonra ayakta tutmanın daha pahalı sonuçları olduğunu kabul etti. Koruyucu sağlık hizmetleriyle ilgili kamu yatırımları bu nedenle katlanarak artıyor.

‘VİTAMİN PANİĞİ’ BAŞLADI
Devletler tarafında bu farkındalık oluştu ancak bireylere bakıldığında bu aydınlanma birçoğumuz için koronavirüsle birlikte başladı. “Kalan sağlar”dan olmak için bağışıklık sisteminin istekleri ön plana çıktı. İşte bu noktada ilk vakaların başladığı Şubat 2020’den itibaren tüm ülkelerde vitamin ve gıda takviyeleri paniği yaşadı. Türkiye’de pazar eczaneler üzerinden gittiğinden stoklar tükendi, tedarik sıkıntısı yaşandı. 2020’nin tamamına bakıldığında gıda takviyesi ürünlerde kutu bazlı yüzde 36’lık artış görüldü. Yaz aylarındaki normalleşmenin ardından sonbaharda gıda takviyelerine olan talep yine arttı ancak sektör yöneticileri bu kez ilginin panik değil daha bilinçli olduğunu belirtiyorlar.

TÜRKİYE’DE 210 MİLYON DOLAR’A ULAŞTI
Pandemi ile anılan 2020, gıda takviyeleri pazarını globalde 120 milyar dolar seviyesine çıkardı. Ülkelerde takviye kullanımı yüzde 90’ları aştı. Türkiye’de ise pandemi döneminde gıda takviyeleri pazarının büyüklüğü 210 milyon dolar olarak ölçüldü. Sektördeki hareketliliği ortaya koyan araştırma ise Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği’nden geldi. Derneğin COVID-19 döneminde tüketicilerin gıda takviyesi kullanımı ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimi tespit etmek amacıyla yaptığı araştırmanın sonuçları da insanların bu dönemde bağışıklık için takviyelere yöneldiğini ortaya koydu. İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 12 ilde yapılan çalışmaya göre 2020’nin son 3 ayında gıda takviyesi kullananların oranı yüzde 60’a yükseldi. Bu oran Mayıs ayında yapılan aynı araştırmada yüzde 30, şubat ayında ise yüzde 13’tü. Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Başkanı Samet Serttaş, pandemide tüketicilerin en çok D ve C vitaminine ilgi gösterdiğini, çinko içeren ürünlere tercihin arttığını ifade etti. Serttaş, sektördeki büyüme ivmesinin 2021’de de devam ettiğini, ilk iki ayda yüzde 20’lik artış kaydedildiğini vurguladı.

İLK SIRADA ‘BAĞIŞIKLIK’ VAR
Samet Serttaş’ın verdiği bilgilere göre pandemi döneminde tüketiciler en çok bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik takviyeleri tercih etti. Bağışıklığı göz sağlığını korumayı hedefleyen ürünler takip ederken, üçüncü sırada ise estetik kaygılarla alınan takviyeler yer aldı. Serttaş, kolajen gibi etken maddeleri içeren dermatolojik ürünlere ilginin bu dönemde arttığını ifade etti. Serttaş, “Göz sağlığına yönelik ürünlere talep arttı. Bunun yanında günlük video toplantılar, online eğitimler nedeniyle de konsantrasyon sorunu dikkat çekti. Konsantrasyonu güçlü tutan ürünlerin satışı yükseldi” diye konuştu.
Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği’nin Nielsen işbirliğiyle yaptığı araştırma, bu ürünlerin en çok kimler tarafından kullanıldığını da ortaya koydu. Buna göre 2020’nin son üç ayında en yüksek gıda takviyesi kullanım oranı da 25-34 yaş aralığında gerçekleşti.

10 KİŞİDE 4’Ü TAKVİYE ALDI
Araştırmaya göre, gıda takviyesi kullanımındaki en önemli motivasyon bağışıklık sistemini güçlendirmek (%82) olurken; her 10 kişiden 4’ü COVID-19’dan korunmak için gıda takviyesi kullanıldığı belirtildi. Katılımcıların yüzde 14’ü düzenli olarak yıllardır gıda takviyesi kullandığını belirtilirken; yeni başlayanların yüzde 60’ı takviye kullanmaya devam edeceğini söyledi. Her 10 kişiden 4’ü ise gıda takviyesi kullanım sıklığının arttığı bilgisini verdi. 2020’nin son 3 ayında gıda takviyesi kullanan her 10 kişiden 9’u vitamin aldı. D, C ve multivitaminler, en fazla tüketilen gıda takviyeleri oldu. Vitaminleri, minarel ve fonksiyonel gıdalar takip etti.

FİRMALAR EK YATIRIM YAPTILAR
Samet Serttaş’ın verdiği bilgiye göre, sektördeki talep artışı, şirketlere de ek yatırımın yolunu açtı. Sektördeki yatırımın ilk iki ayda yüzde 20 arttığını belirten Serttaş, “Sektöre birçok yeni firma da girdi. Bu piyasa henüz yolun başında, mevcut yatırımları kaldırabilir” diye konuştu. Tarım Bakanlığı’nın yürüttüğü onay sisteminin başarıyla işlediğini, etiketlerdeki ifadelerin ise Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde olduğunu söyleyen Serttaş, şu anda mevzuat olarak bir sıkıntı yaşamadıklarını vurguladı. Serttaş, “Türkiye’nin GDO ile ilgili mevzuatı, ‘buluntu sıfır olacak’ diyor. Oysa ürünlere imalat sırasında GDO kesinlikle konulmuyor ama taşınma, depolama esnasında kalıntılar olabiliyor. AB mevzuatı bu nedenle binde 9’a kadar buluntuya izin veriyor. Eğer Türkiye’de de mevzuat AB ile tam uyumlu hale getirilirse pek çok yabancı şirketin bu alanda Türkiye’ye yatırım hazırlığında olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.

HK.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.