Türk kadını…

03.04.2021
31
A+
A-

TÜRK topraklarında kadın olmanın ve kadının sosyal yaşantımızdaki yerinin her geçen gün nerelere savrulduğunu üzülerek seyrediyoruz.

Türklerin bilinen sözlü ve yazılı tarih belgelerinde erkeğinin yanında yer alan kadınlarımız, tarihimizin önemli bir bölümünde yüzyıllarca Arap kültürü altında kaldı. Yozlaştı, değersizleştirildi…

Aslında bu aynı zamanda büyük bir çelişkiyi de beraberinde getiriyordu.

İslamiyet’in büyük önem verdiği, cenneti onların ayaklarının altına serdiği kadın, bizzat İslamiyet’in merkezinde ‘ayaklar altına’ alınıyordu!

Bu durum, Türk topraklarında da yüzyıllarca devam etti!

Fakat kadınlar, ‘Ebedi Başkomutanımız, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu aydınlık Türkiye Cumhuriyeti’nde hak ettiği yeri kısa sürede yeniden edindi.

Edindi, edinmesine ama karşı mücadele de hiç bitmedi.

Kadını, o seviyeye yeniden çekmek için her türlü yolu deneyenlerin bu çabaları sürdü ve hala sürmekte…

Kadınlarımızın sosyal, ekonomik, siyaset ve diğer beşeri alanlardaki yerini çeşitli ‘resmi’ rakamlar da açık ve net bir şekilde gözler önüne seriyor zaten!

İSTİHDAMDA KADIN

Bir kere Türkiye’deki kadın istihdamı ile ilgili rakamsal veriler, parmak ısırtıyor! İŞKUR’un, Mart ayında servis ettiği haber, her zaman olduğu gibi yine ilgi çekiciydi. Haberde, ‘kayıt altındaki’ resmi rakamlara göre, Türkiye’deki çalışan kadın oranları veriliyordu.

TÜİK’in ‘İstatistiklerle Kadın 2020’ raporuna göre; Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı; kadınlarda yüzde 28,7, erkeklerde yüzde 63,1 olarak açıklandı.

İŞKUR, bundan birkaç yıl önce geleceğe dönük ‘cek, cak’larla dolu bir açıklama yaparak, bu konudaki 2023 hedeflerini kamuoyu ile paylaşmıştı. Kendi özel arşivimden çıkardığım TÜİK’in bu açıklamasına göre, 2015 yılında bu oran yüzde 26’ymış! Ve o yıl yaptığı açıklamada bu yüzde 26’nın ‘en kısa(!)’ sürede yüzde 35’e, daha sonra da ‘2023 hedefi(!)’ olarak yüzde 41’e çıkarılacağını belirtmiş! Ayrıca İŞKUR, bu konuda ‘büyük mesafeler kat edildi’ diye de eklemiş açıklamasına…

Şu an 2023’ün eşiğindeyiz. Reel rakam; yüzde 28,7! Varın, gerisini siz hesaplayın…

ADI YOK

Gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalan yurdum kadınlarının, istihdamda olduğu gibi yaşamın diğer alanlarında da ‘adı sanı yok’

-Siyasette aynı; TBMM’deki rakamlar ortada… Bırakın, Meclis’in genelini, en solundan en sağına siyasi partilere şöyle tek tek bir bakın… ‘Aslı’nın kayda alınmadığı Türkiye’de, kadının ‘vekil’ bile olamadığını göreceksiniz…

-Meslek gruplarında aynı; kadınlara özgü işlerde bile yeteri sayıda kadın yok…

-En önemlisi; evde kendi var ama etkinliği yok! Bulaşıktan çamaşıra, tuvalet temizliğinden bebek bakımına, aşçılıktan terziliğe kadar onlarca işi yapan kadın; dövülüyor, sövülüyor, ‘icabı halinde!’ öldürülüyor!

-Bir başka ifadeyle; ‘evinin kadını’ olan kadının da ‘kaydı’ yok…

-Ancak özellikle ev ve tarım işlerinde, yani ağır işçilik gerektiren yerlerde, ‘kayıt dışı’ bir vaziyette, cansiperane çalışıyorlar/çalıştırılıyorlar.

-Bu çarpıcı gerçekliğin ‘5 N 1 K’sı araştırıldığında, enteresan sonuçların çıkacağına inanıyorum. Özellikle de inanç ve bu olgunun getirdiği sosyo-ekonomik anlamda kadın varlığı, ne yazık ki sürekli olarak erozyona uğruyor/uğratılıyor.

21’NCİ YÜZYILDA TÜRK KADINI

Türklerin bilinen yazılı belgelerinde; tarih boyunca erkeğinin hemen yanı başında olan, yaşamın her alanında yer alan, yönetim kademelerinde başarıyla boy gösteren Türk kadınının 21’nci yüzyıldaki hali pür melali böyle…

Yakın tarihimizden, Kurtuluş Savaşı yıllarından birkaç anekdot:

-Beşikteki çocuğunu uyuttuktan sonra, evde yalnız başına bırakıp, satırını kaptığı gibi soluğu Aziziye Tabyaları’nda alan ve göğüs göğüse Rus Ordusu ve Ermeni çetecilerle yiğitçe çarpışan Erzurumlu Nenehatun…

-Kastamonu İnebolu’dan Ankara’ya, kadınlardan oluşan bir cephane nakil hattı kuran ve yayan-yapıldak, yağmur yağış demeden mermi taşıyan Şerife Bacı…

-Yüzbaşı kocası şehit olduktan sonra onun üniformasını üstüne çekip, kadınlardan oluşan bir birlik kurarak, ta İzmirlere kadar çarpışarak giden Erzurumlu Kara Fatma (Fatma Seher Erden)…

-Halide Onbaşı (Halide Edip Adıvar)…

-Halime Çavuş (Kocabıyık)…

-Gördesli Makbule Hanım…

-Çete Emir Ayşe…

-Tayyar Rahmiye…

-Kılavuz Hatice…

-Binbaşı Ayşe (Altıntaş)…

Ve adını sayamadığımız niceleri, isimsiz ve belki de mezarları dahi belli olmayan kahramanlarımız…

Hepsi de kadındılar…

(Aziz hatıraları önünde minnet ve saygıyla eğiliyorum. Allah, hepsine rahmet eylesin.)

HK.

 

 

ETİKETLER:
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
7 Mart 2021
21 Şubat 2021
21 Mart 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.