TÜRKİYE, AVRUPA’NIN ÇÖPLÜĞÜ OLDU!

TÜRKİYE, AVRUPA’NIN ÇÖPLÜĞÜ OLDU!
19.05.2021
49
A+
A-

Adana’da tespit edilen ithal plastik çöp yığınlarına ilişkin haberlerin benzerleri başka kentlerden de geliyor. Greenpeace’ten Nihan Temiz Ataş, “Henüz kendi çöpünü kaynağında ayıramayan bir ülke ithal çöpü ne kadar sağlıklı dönüştürebilir? Bu ekonomik girdiden çok çevresel bir tehdit” dedi.

 

İngiltere’den ithal plastik çöpün Adana’da dönüştürülüp atıklarının çevreye saçılması kritik meseleyi bir kez daha gündeme taşıdı. İstanbul’un en önemli su havzalarından Alibeyköy Barajı havzası da plastik atıkların döküm merkezine dönüştü. Son 5 yılda İngiltere’den plastik çöp ithali 18 kat arttı. Çevre örgütleri yaşam savunucuları olaya tepkili. Sorun nereden kaynaklanıyor? Çözüm ne? Greenpeace Akdeniz Biyoçeşitlilik Projeler Lideri Nihan Temiz Ataş, meseleye ilişkin sorulara yanıt verdi:

 

“Çünkü kendi plastik atıklarını kaynağında ayrıştıramıyor. Plastikler ayrı toplanabilecekken tüm çöplerle birlikte atılıyor. Atık plastikten yeniden üretim yapacak firma için bu çöp içinden plastiği ayırmak zor ve maliyetli bir iş. Bu nedenle Türkiye’deki firmalar yurt dışından ayrıştırılmış sadece plastik olan çöpü ithal ediyor. Bu yöntem daha kolay ve ucuz.

Plastiklerin tasarımı, kalitesi, ayrıştırılması ve varış noktası konusunda çok daha sıkı standart ve kontroller uygulanmadığı takdirde, aşağı dönüşüm (materyalin orijinalinden daha düşük kalitede ve/veya işlevsellikte olması) riski çok yüksek. Bu noktadan sonra daha fazla geri dönüşüm pek mümkün değil. Plastik atıklar yüzde 100 kapasite ile geri dönüştürülürse, özellikle yukarı dönüştürülürse bir ekonomik girdi olarak kabul edilebilir. Tüm bunlardan öte, sıfır atık politikasının henüz oturmadığı bir ülkede yani kendi plastik çöplerini bile kaynağında ayrıştıramayan ve dönüştüremeyen bir ülkede bu ekonomik bir girdiden çok çevresel bir tehdit.

İthal atıklarda hangi ürünlerin ne kadarının geri dönüşüme girdiğini bilmiyoruz. Nerede kullanıldığı bilgisi de mevcut değil. Oysa şeffaflık olmalı.

Normal şartlarda plastik atıkların tesislerde geri dönüştürülmesi gerekiyor. Ancak yeterli denetim olmayınca karışık plastik geliyor, o zaman hiç dönüştürülmeden ya doğaya atılıyor ya da yakılıyor.

Birçok zengin ülke geri dönüştürülebilir atıklarını denizaşırı ülkelere gönderiyor. Çünkü bu o ülkeler için daha ucuz bir yöntem. Kendi ülkelerinde depolama sorunu ile de uğraşmıyorlar. Örneğin İngiltere evsel atığının sadece yüzde 10’unu geri dönüştürebiliyor. Kalanlar dönüşümü zor atıklar. Bunu kaynağından ayrıştırmayı yapamayan, sistemleri zayıf ülkelere göndererek, kendi geri dönüşüm oranını da yüksek göstermiş oluyor.”

 

HK.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.