MARMARA ANCAK 5 YILDA TEMİZLENEBİLECEK!

MARMARA ANCAK 5 YILDA TEMİZLENEBİLECEK!
05.06.2021
15
A+
A-

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, Marmara Denizi’nin özellikle son 30 yıldır ciddi kirliliğe maruz kaldığını belirterek, “Gerekli önlemler alınır, herkes bireysel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirirse 5 yıl içinde kokusuz Marmara Denizi’ni yeniden görebiliriz; 10 yıla kadar da biyoçeşitliliği artar” dedi.

 

Marmara Denizi’nin mart ayından bu yana giderek çoğalan ‘deniz salyası’ sorunu ve uzmanların ‘Marmara Denizi öldü’ diye tabir etmesinin üzerine Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici de açıklamalarda bulundu.

 

DERİN DENİZ DEŞARJI…

Marmara Denizi’nde son günlerde hızla yayılan, ‘deniz salyası’ olarak adlandırılan müsilajı değerlendiren TTKD bilim danışmanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Su Ürünleri Fakültesi’nden emekli Dr. Erol Kesici, denizin yeniden nasıl canlandırılabileceğini anlattı. Bölgede incelemelerini de sürdüren Dr. Kesici, hala teknelerin deterjanla yıkandığını ve atıkların denize bırakıldığını söyledi. Marmara Denizi’nin özellikle son 30 yıldır ciddi kirliliğe maruz kaldığını açıklayan Kesici, “Marmara Denizi’nin 1990 yılında temizlenmesi gerekiyordu, ihmal edildi ve temizlenmedi. Kirliliğin temel nedeni yasalaştırılan ‘derin deniz deşarjı’ yani arıtmadan Marmara’nın çevresindeki tüm yerleşim birimlerinin evsel ve tarımsal atıklardan sanayi endüstriyel atıklara, gemi inşasından gemi trafiğine tüm atıkların hepsinin birikimi” dedi.

 

1 GÜNDE 3 MİLYON METREKÜP ATIK SU!

İstanbul, Bursa, Çanakkale, Kocaeli, İznik gibi Marmara Denizi etrafındaki nüfusun 25 milyon civarında olduğuna dikkat çeken Dr. Kesici, “Yapılan çalışmalara göre 1 gün içinde Marmara’ya bırakılan atık su miktarı son 30 yılın ortalaması 2,1 milyon metreküpe ulaşıyor. Bunların hepsi organik ve inorganik maddeler. Bu miktar günümüzde yıllara göre nüfus ve yerleşim alanlarının artmasıyla birlikte sadece 1 günde 3 milyon metreküpün üzerine çıkıyor. Bunda yağış sularının etkisi var” diye konuştu. Marmara’yı kirleten etkenleri ikiye ayıran Dr. Kesici, kirliliğin yüzde 90’ının evsel, tarımsal ve sanayi atıklarından, yüzde 10’unun da deniz taşımacılığından kaynaklandığını söyledi. Gemilerin balast suları, atıklarını yıkama işlemleri gibi örnekler veren Kesici, “Bu sabah bir fotoğraf çektim, adam deterjanla yıkadı, denizin belirli kısmı deterjanla kaplandı. Su değiştirme, çöpler, buna benzer sistemler kontrol altında olmasına rağmen maalesef engellenemeyen sistemler. Dışarıdan gelen gemiler de aynı şekilde sintine atıkları yasak ama bırakılıyor” dedi.

 

“DENİZ PATLADI”

Marmara Denizi’nin bir nevi patladığını kaydeden Dr. Kesici, “Marmara Denizi önce öldü sonra patladı. Canlılık, yaşamsal faaliyetlerini kaybetti ve sonra da salyaların dışarı çıkması patlamasıdır. Bu Covid gibi bulaşıcıdır ve alg patlaması aynı pandemi gibi her tarafa yayılıyor. Yer altı su kaynaklarına bile yayılıyor. Ayrıca tabakalaşma nedeniyle bazı noktalarda görüş sıfır noktasına düştü. Kesinlikle iklimsel değişime bağlanmamalıdır. Elbette tkisi var ama direkt olarak etkili değildir” diye konuştu. Kirliliği temizlemenin mümkün olduğunu belirten Dr. Kesici, öncelikle tedavi için teşhisin doğru koyulması gerektiğini vurguladı. Bu teşhisin ise kirlilik olduğunu açıklayan Kesici, “Patlamanın temel nedeni yüzde 99 kirlilik ve tür azalışı. Doğada hayvanlarla bitkiler arasında bir denge vardır. Planktonları tüketen balık ve deniz canlıları, kirlilik ve yoğun avcılık nedeniyle ciddi düzeyde azaldı” dedi.

 

PEKİ, NASIL TEMİZLENİR?

Avrupa ve Türkiye’de temizlik için teknolojik yöntemler olduğundan bahseden Dr. Kesici, bu yöntemleri şöyle sıraladı: “Çözüm için denizin dip, kıyıları ve yüzeyinin temizliği gerekiyor. Temizlikten sonra da kirletmemek gerekiyor. Temel nedeni derin deşarjı, dedik. Bu sistemden tamamen vazgeçilmelidir. Arıtma sistemleri günümüz teknolojilerine uygun modern sistemler olmalıdır. Birincisi biyolojik arıtma, bir kısım algleri yani kendi türdeşlerini kullanmak suretiyle biyolojik olarak çevreye hiç zarar vermeden bir arıtma sistemi yapılabilir. Biyolojik arıtma sisteminin bugün geliştirilmiş olan sistemleri ise Membran Biyoreaktör Sistemi (MBR). Bu, farklı boyut ve özellikteki moleküllerin, deniz içinde müsilajlaşmaya neden olan atıklarla diğerlerinin ayrıştırılması. Ondan sonra azot ve fosfat gidericileri var. Zaten sebep, Marmara Denizi’nin çok fazla miktarda azot ve fosfatla yüklenmesiydi. Biz bu azot ve fosfat yüklenmesini modern arıtma sistemleriyle giderebiliriz.”

 

HK.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.